HİZMETLERİMİZ

Metabolizma Hastalıkları

kalıcı kilo

Kilo Kontrolü

saglikli_beslenme

Psikolojik Destek

psikolojik

Spor Eğitimi

spor

Medikal Estetik

estetik(1)

DİYABETTE KİLO KONTROLÜ

Hipoglisemi Tip 2 Diyabetli hastalarda kilo kontrolü açısından çok önemlidir. Çünkü bildiğimiz gibi Tip 2 diyabetli hastaların %85’i obez. Hatta obez olup da Tip 2 diyabet teşhisi konmamış bir hastada ya insülin direnci, ya hipoglisemi ya da bozulmuş açlık glikozu gibi bir şeker metabolizma kusuru oluyor. Bu durumda kilo kontrolü gerçekten bu hastalığın tedavisinde ve gidişatındaki en önemli parametrelerden biri oluyor. Özellikle obez tip 2 diyabetli hastaların karşılaştığı güçlüklerden bir tanesi de kullandıkları ilaçlardır. Bu hastalara ilaç olarak da ilk seçenek insülin sekrotoğu yani insülin salgılattıran ilaçlar veriliyorsa, bu ilaçlar bu hastalarda kan şekerini çok düşürüyor ve hastada ilaca bağlı hipoglisemi ataklarını tetikliyor. Bu durumda hasta yaşadığı hipoglisemiden çıkabilmek için ve kendini iyi hissedebilmek için yemeye başlıyor. Yani bir noktada hastanın yemesini ilaç tetikliyor diyebiliriz. Hastaların hipoglisemiden çıkabilmek için ve kendini iyi hissedebilmek için ilk tercih ettikleri yiyecekler de glisemik indeksi yani şeker yükü yüksek yiyecekler oluyor. Hastalar tatlı, şekerleme, çikolata, hamur işi, börek, meyve suyu gibi yiyecekleri birden ve büyük porsiyonlarda yiyorlar. Hasta bu yiyecekleri tercih ettikçe kilo alması artıyor, kilo aldıkça şeker kontrolü zorlaşıyor. Öncelikle bu hastalarda ilaç tedavisi, sadece kan şekerini düşürmeye yönelik olarak değil hastanın metabolik durumunu iyileştirmeye yönelik olmalıdır. Hasta çok iyi analiz edilerek ilaç tedavisi planlaması yapılmalıdır. Ama hastanın ille de insülin sekrotoğu kullanması gerekiyorsa ve hasta çok sık hipoglisemi yaşıyorsa, hastaya öncelikle glisemik indeks ve beslenme ile ilgili önerilerde bulunulup hastanın yaşam tarzı değiştirilmelidir.

ÇOCUK VE GENÇLERDE KİLO KONTROLÜ

Çocukluk çağı obezitesi önümüzdeki yılların en büyük sağlık sorunlarından biri olacak gibi görünüyor. Günümüzün balık etli çocukları büyük ihtimalle geleceğin obez bireyleri olacak. O nedenle bu konuya çok önem vermek gerekiyor. İster bebek ister çocuk ister ergen olsun her zaman doğru yaşam tarzı alışkanlıklarını çocuklarımıza kazandırmamız gerekiyor. Bir çok ebeveyn çocuğunun gittikçe şişmanlaması karşısında kendini çok çaresiz hissediyor. Çocuğunun zayıf olabilmesi için işe nereden işe başlayacağını bilemiyor. Çoğu zaman burada çocuğun özgüvenini kırıcı ve suçlayıcı cümleler bile kurulabiliyor. Ancak lütfen burada durun diyorum, çünkü çocuğunuz şişmansa burada suçlu çocuk değil sizsiniz!!! Çocukluk çağı obezitesinde hormonal düzensizlikler erişkinlerdeki kadar suçlu değil. Bir çocuk şişmansa genelde sorun yanlış yemekten kaynaklanıyor.

KALP-DAMAR HASTALIKLARINDA KİLO KONTROLÜ

Günümüzde kalp damar hastalığına bağlı ölümler o kadar sık ki, nerede ise trafik kazaları ile yarışır hale geldi. Bunun olası nedenleri kötü yaşam tarzımız, kötü alışkanlıklarımız, belki de kötü genetik yazgımız. Kalp damar hastalıkları açısından kötü genetik yazgının da en önemli bileşeni herhalde kolesterolümüz yani kan yağlarımız. Fazla kilodan bağımsız olarak kan yağı yüksekliği veya düşüklüğü olabilir. Yani incecik bile olsanız kan yağlarınız yüksek olabilir, çok kilolu olup kan yağlarınız düşük de olabilir. Burada hastaya göre özel ilaç tedavisinin yapılması çok önemlidir. Kalp-damar hastalıklarının en önemli sebeplerinden biri de kötü beslenmeye bağlı şişmanlıktır. O yüzden yaşam değişikliği ile birlikte doğru beslenmeyi öğrenmek çok önemlidir. Aynı zamanda aktivite durumunuz da incelenerek doğru bedensel hareketler öğretilmelidir.

KADINLARDA KİLO KONTROLÜ

Kadınlarda Kilo Alımını tetikleyen birçok hormonal ve yaşamsal dönemeçler vardır. Bunlardan en çok görülen hormonal bozukluk Polikistik Over’dir. Bununla birlikte hormonal değişim olan menapoz dönemi, hamilelik, lohusalık ve adet dönemleri de kilo alımını tetikler. Bu dönemlerde kilo kontrolünü nasıl sağlayacağınızı öğrenmek çok önemlidir.

TİROİD HASTALARINDA KİLO KONTROLÜ

Vücut ritmimizi, metabolizmamızı ayarlayan hormonların başında tiroid bezlerimiz geliyor. Günümüzde kilo probleminin de en büyük nedenlerinden biri tiroid bezlerinden yeteri kadar hormon salgılanmamasıdır. Tiroid bezlerimizden yeteri kadar hormon salgılanmadığında sadece kilo almak değil aynı zamanda kabızlık, saç dökülmesi, vücutta şişlik ödem olması, adet sürelerinin uzaması, kan yağlarının yükselmesi, adet sürelerinin uzaması ve tansiyon yükselmesi de ortaya çıkar. Bu hastalık durumunda kişinin detaylı tetkiklerinin yapılarak kişiye özel ilaç tedavisinin yapılması ve doğru beslenme eğitiminin verilmesi çok önemlidir.

HİPERTANSİYON VE KİLO KONTROLÜ

Hipertansiyon demek kanın dolaşım sırasında damarlara yaptığı basınç demek. Ne kadar yüksek basınçla kan damarlarımızda dolaşırsa o kadar çok damar zedelenmesi yapar. Damarsal yoğun organlarımızda mesela böbreklerimizde sorunlar oluşturur. En büyük zararlardan birini de kalbimize verir. Kalp damarlardaki bu basıncı yenebilmek için daha güçlü kasılmak zorunda kalacağı için önce kalp kasları büyür, eğer yeteri kadar kontrol altına alınmaz ise de en sonunda kalp yorulur ve genişler. Kalp yetmezliği ortaya çıkar. Çoğu zaman tansiyonun nedeni belli değildir. Yaş ilerledikçe görülme sıklığı artar. Gençlerde görülüyorsa altından böbrek ve damarları ile ilgili bir sorun çıkma olasılığı yaşlılara göre daha yüksektir. Eğer sık sık enseden başlayan bir baş ağrınız oluyorsa, bazen nedensiz burun kanaması veya göz içi kanaması yaşıyorsanız, kulak uğultusu ve çınlaması oluyorsa, kalp çarpıntıları ve terlemeden şikayetçi iseniz hemen bir dahiliye hekimine görünmelisiniz.

HAMİLELİK VE SONRASINDA KİLO KONTROLÜ

Bir kadının yaşayacağı en güzel deneyimlerden biri olan gebelikte kilo alımı kaçınılmazdır. Ancak bazı kadınlar, gebelikte kilo almamak için az beslenir. Bazı kadınlar ise gebeliği bahane ederek normalde yemeyecekleri gıdaları gebelik dönemi boyunca daha fazla tüketerek aşırı kilo alır. Her iki durumda da hem anne hem bebek için sağlık açısından risk oluşur. Kadınlar için doğal bir süreç olan gebelikte sağlıklı ve dengeli beslenme, bebeğin normal gelişip sağlıklı doğmasında çok büyük önem gösterir. Gebelik sonrasında ise, birçok kadın, sütünün yeterli gelmeyeceği endişesiyle hamurlu ve tatlı gıdaları daha çok tüketir. Lohusa şerbetleri kaynatılarak içilir, helva, lokum veya çikolota bol miktarda tüketilir. Hatta bir çok kadın gebelik sonrasında gebelikte aldığı kilolardan daha fazla kilo alır. Geçenlerde bir hastam şöyle söyledi: “Doktor hanım, gebelikte çok dikkat ettim 10 kilo aldım. Gebelikten sonra sütüm gelsin diye annemin, kayınvalidemin baskısı ile yedim ve 25 kilo aldım. Gebelik öncesi 55 kiloydum doğum sırasında 65 kiloydum. Bebekle eve geldiğimde 60 kiloydum ama lohusalığımın şu anda 3. ayındayım ve tam 85 kiloyum, kendime inanamıyorum. Lütfen bana yardım edin”. Eminim bu durumu yaşayan yüzlerce hanım vardır. Çünkü dünyaya yeni gelen bebek, sadece anne sütüyle beslendiği için, anneler de çocuğumu belki yeterli besleyemem diye düşünerek çok süt gelsin diye birden sınırsız yemeye başlar ve kilo alımı kaçınılmaz olur ne yazık ki…

ESTETİK VE PLASTİK CERRAHİ SONRASI KİLO KONTROLÜ

Bu tip operasyonlardan sonra genelde kişi kilo almayacağını düşünür. Oysa ki vücudunuzda hala yağ hücreleri bulunmaktadır; kişinin kilolu olmasına neden olan metabolik hastalıkları tedavi edilmemişse ve yaşam tarzını değiştirip sağlıklı yaşamayı öğrenmemişse tekrar kilo alımı kaçınılmazdır. Üstelik bu sefer asimetrik kilo alımı dediğimiz vücudunuzun daha öncekinden farklı bölgeleri şişmanlayabilir. Karnınız düzelirken kollarınız çok yağlanarak kalınlaşabilir. O nedenle metabolik hastalıkların tedavisi ve sağlıklı yaşamayı öğrenmek çok önemlidir.

KURUMSAL SAĞLIKLI YAŞAM DANIŞMANLIĞI

Çalışanlarınızın hayatlarına sağlık ve kalite katmanız için kurumsal danışmanlık hizmeti veriyoruz. Çalışanlarınız yanlış beslenme, demir eksikliği, dengesiz kan şekeri, kilo alımı, hareketsizlik, metabolik rahatsızlıklardan dolayı sürekli çabuk yoruluyor veya sürekli halsizlikten şikayet ediyor olabilir. Bu durum çalışanlarınızın motivasyon ve verimliliklerini düşürür. Dr. Ayça KAYA Sağlıklı Yaşam Ekibi olarak çalışanlarınızın daha sağlıklı olmalarını sağlamak için yanınızdayız. Çalışanlarınıza kurumsal olarak verebileceğimiz hizmetler : * Metabolik Değerlendirme * Kilo Kontrolü * Sağlıklı Beslenme * Bedensel Aktivite Danışmanlığı * Psikolojik Destek * Eğitim Seminerleri * Yemekhane Sağlıklı Menü Planlaması